Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

23 Ocak 2012 Pazartesi

UHT süt hakkında

Geçen gün yazdığım süt ile ilgili yazıya ilk cevap geldi... Ankara Üniversitesi'nde Gıda Mühendisliği Profesörü olan Sedat Velioğlu'nun cevabını aynen yayınlıyorum:

"Gıdalardaki mikroorganizmaları öldürmenin en iyi yolu ısı uygulamaktır. Zira fiziksel bir yöntemdir. Çok detayına girmeden açıklamak gerekirse mikroorganizmaları öldürmek için belli bir enerjiyi gıdaya vermemiz gerekir. Bu enerji gıdanın özelliğine göre değişir. Örneğin sebze konservelerinde (1 kg'lık ambalaj için) 115 0C'de yarım saatlik bir uygulama yapılırken, süt, meyve sularında 135 0C de 2-4 saniye yeterli olmaktadır. Salça üretiminde ise 100 0C'deki salça kaplara doldurulmakta ve ayrıca ısı uygulanmamaktadır. UHT tekniği günümüzde bilinen en ileri ısı uygulama tekniğidir ve gıdanın kalitesinin korunması açısından diğer sterilizasyon yöntemlerine göre en üstün olanıdır.

Homojenizasyon ise UHT tekniği ile ilgisi olmayan bir konudur. Burada süt (veya meyve suyu) sterilizasyon öncesinde ısı uygulanmaksızın yüksek basınç uygulanarak çok dar bir aralıktan geçmeye zorlanmakta, yapıdaki partiküller (yağ veya meyve parçacıkları) küçültülmekte ve böylece ileride oluşması olası faz ayrılmalarının önüne geçilmektedir. Homojenizasyon, sterilizasyondan farklı olarak uygulanması zorunlu bir teknik değildir, yalnızca tüketici beğenisinin arttırılması amacıyla uygulanmaktadır. Çiğ sütü ise tamamen aklınızdan çıkarmanızı öneririm. Dünyanın hiç bir gelişmiş ülkesinde çiğ süt tüketilmez, tüketilemez. ÖLÜMCÜL'dür.

Avrupa'da çiğ sütteki mikroorganizma sayısı için limit 100.000 adet/ml'dir. (yani yaklaşık bir çay kaşığındaki sayı). Ülkemizde istenilen sayı ise bunun 3 katıdır (ve çoğu zaman bu düzeyde mikroorganizma içeren süt bulmak zordur). Halen Avrupa normlarına ulaşılabilmek için çabalanmaktadır. Not: (1) Benim de iki çocuğum var ve bu tekniklerden kuşku duysam önce ben evime UHT süt, meyve suyu sokmam. (2) Aşağıdaki linkten veya Google'da SÜT TEBLİĞİ yazarak arama yaparsanız ülkemizde üretilen sütlere ilişkin yasal durumu görebilirsiniz. http://www.kkgm.gov.tr/TGK/Teblig/2000-6.html"



3 yorum:

damla dedi ki...

HEr türlü akademik titre saygım sonsuz olsa da endüstriyel olmayan sütün ölümcül olduğu konusuna 10 profesör birleşse inandıramaz beni :) Yine de Sayın Velioğlu'na açıklaması için çok teşekür ediyorum. Bu konuyu didiklemeye devam ediyorum

Adsız dedi ki...

Defipe dedi ki :) Kimlikle olmayınca adsız girdim

Merhaba Damla,
sütle ilgili twitter hesabına birkaç DM gönderdim. Ölümcül olma tehlikesine bakışında seninle aynı fikirdeyim.
Süt ve benzeri beslenme konuları ile ilgili http://www.beslenmebulteni.com/bes/ sitesini de inceleyebilirsin. Hatta Pr.Ahmet Aydın ile görüşebilir, konuşabilirsin. Yine twitterda dikkatini çekti mi bilemiyorum, kan grubu beslenmesi ile ilgili bilgiler koymuştum. O bilgileri aldığım bir büyüğüm de (ki kendisi bir fenci)aldığın sütçüye güveniyorsan çiğ iç derdi. Kızım biraz kırgın, ona şimdi komşumdan çiğ alıp, kaynattığım sütten vereceğim, içine de bir çay kaşığı Peditus la :( Sütü kaynatıyorum, yoğurt mayalama sıcaklığına gelene kadar bekleyip, üzerindeki kaymağı alıyorum, oh kaymak ertesi gün kahvaltıya, sütün bir kısmı içmeye, bir kısmı yoğurt mayalamaya. Ölümcül değil çok yaşanası :)

Adsız dedi ki...

iyi de akıl var mantık var: insanoğlu uht öncesi süt içmiyor muydu?!