Homeopati doğal, yan etkisiz ve bütüncül bir tedavi yöntemi.
İnsanı fiziksel, zihinsel ve duygusal bir bütün olarak ele alarak tedavi
ediyor. Batı tıbbının aksine hastalığın semptomlarını bastırmak yerine herkesin
içinde zaten var olan iyileşme
enerjisini aktive ederek çalışıyor…
200 yıl önce Doktor Samuel Hahneman tarafından keşfedilen
Homeopati Türkiye’de pek az bilinse de dünyanın birçok ülkesinde tanınan ve
yaygın bir sistem… Avrupa ülkelerindeki homeopatik ilaçları eczacınıza
danışarak alabiliyorsunuz ayrıca sadece bu yöntemle çalışan hastaneler bile
var. Brezilya ve Hindistan gibi ilacın
çok pahalı olduğu ülkelerde tıp fakültelerinde okutuluyor… Hatta
Hindistan’da imkanların kısıtlılığı sebebiyle doktora gidecek parası olmayanlar
homeopata gidiyor; ancak orada çözülemeyen sorunlar için hastanelere,
doktorlara başvuruluyor. Dünyada homeopatiyi
kullanmayan üç ülke var: İran, Irak ve Türkiye…
Homeopatik ilaçların (remedi) en önemli iki özelliği ucuz olmaları
ve yan etkisinin olmaması… Şans eseri elinize geçen homeopatik ilacı şeker
sanıp bir kutusunu yeseniz de bu bünyede bir hasa yol açmıyor. Çünkü bunlar
bizim bildiğimiz anlamda ilaçlar değiller; bitkisel, hayvansal ya da mineral
özlere ait elementlerin binlerce kez seyreltilmesi ve sallanması sonucu
hazırlanan homeopatik ilaçlarda aslında o elementin kendisine dair pek bir şey
kalmamış oluyor…
Homeopatik ilacın iki çeşit kullanımı var. Birincisi akut
durumlarda herkese verilen ilaçlar: mesela düştün, bir yerin şişip moraracak,
Arnica bitkisinden yapılan homeopatik ilaç bu şişme, morarmayı engelliyor. Bir
diğeri Homeopatla yapılan 2 saatlik bir görüşmeyle kişinin hayatına dair bir
çok özeliğin belirlenmesi ve bu özellikler yardımızyla yapısal ilacının tespit
edilmesiyle mümkün oluyor. Homeo – pati (benzeriyle tedavi) burada devreye
giriyor. Yapısal ilacı bulmak, o kişiyi
kendine en çok benzeyen maddeyle eşleştirmek demek. Bu şekilde batı
tıbbında tedavisi olmayan hastalıklarda bile belli bir iyileşme sağlanabiliyor.
Türkiye’de homepati uygulayan 40 kadar kişi var. Homeopati
Derneği’nin kurucusu Günnur Başar tıp eğitimi gördükten sonra homeopatiye
yönelmiş bir hekim. Aile hekimliği alanında ihtisas yapıp ardından genetik
doktoru ünvanını alan Başar senelerce ilaç şirketlerinde yönetici ve
araştırmacı olarak çalışmış. Daha sonra alternatif tedaviler ve homeopatiyle
tanışan Başar 2004 yılından beri Homeopat olarak çalışıyor. Kendisini akademik kökenli bir şifacı olarak
tanımlayan Günnur Hanım’la homeopati üzerine konuştuk…
20.ocak.2012 haberturk

0 yorum:
Yorum Gönder