Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

22 Ocak 2012 Pazar

**Sütü Bozuk Diyar**



Süt.
Kadın, erkek, çoluk, çocuk, hamile, genç, yaşlı herkese önerilen…
Sıcak, soğuk, ılık, kakaolu, ballı (fark etmez) yeter ki için denilen…
Yoğurdu, peyniri, muhallebisi, kaymağı, tereyağı ile her daim soframızda…
Süt! Ekmekten sonra en çok tüketilen gıda maddelerinden…  
Maalesef hayatın alengirli konularından biri haline gelen…
Bu hafta Tarım Bakanımızın ağzından kaçırdığı üzere bir takım sütlerde antibiyotik kalıntılarına rastlandı…
Bu kalıntılar insan sağlığına son derece zararlı…
Peki senelerce süt için diye büyütülen bizler ne yapacağız?
Hadi bizi geç, kocaman insanlarız içmeyiz sütü olur biter; bebeklerimize ne içireceğiz?
Bırakın antibiyotik kalıntılarını, püripak olsa bile gerçek süt içmek mümkün mü ki? 

**
Bu konuya biraz kafayı takıp araştırırsanız göreceksiniz ki sütü uzun süre dayanabilen hale getirmek için UHT diye bir teknik var: Ultra yüksek ısı.  UHT işlemi sütü 140-150 dereceye çıkana dek ısıtmak ve bu ısıya kadar çıkarabilmek için bir yandan da ciddi bir basınç uygulamak demek. Buna homojenizasyon deniyor. Bu uygulama sütün içindeki yağ dahil tüm parçacıkları küçültüp dağıtıyor ve barsaklarımız tarafından emilmeye daha da müsait hale geliyor. Buna ineğin maruz kaldığı hormonlar, ilaçlar, yediği besinden sütüne aktardığı her türlü madde de dahil… 

(Üstüne üstlük süt 2010 yılı sonbaharında çıkan bir karara göre ve süt ürünlerine melaminli süt tozu katmaya izin verilmişti.  Melamin petrol türevi bir madde…)

Peki ya çiğ süt? Nerede bulunur, kim üretir, sağlıklı mıdır, denetimi var mı, AB ülkelerinin çoğunda isteyenin anından çiğ süte ulaşabileceği çeşmeler bile var… Bizde neden yok; neden tü kaka?
**
Ben artık ne yiyip ne içeceğimi, oğlana ne yedireceğimi şaşırdım; ama bu konunun peşine düşeceğim… Biraz bekleyin…

1 yorum:

Sitare dedi ki...

Aynen .hepimizin kafasını kazana çevirdiler.doğru ne yanlış ne bilemiyor ayrımını bile yapamıyoruz.bir de sen yokla bakalım nedir ne değildir.
Takipteyiz.