SGK verilerine göre 2010 yılında yapılan ülkemizdeki her iki doğumdan bir tanesi sezaryen
ameliyatı yöntemiyle gerçekleşti… Büyük şehirler söz konusu olduğunda ise
rakam çok daha korkutucu. İstanbul’un belli başlı özel hastanelerinde sezaryen
oranları %80’in üzerinde… Peki bu nasıl bu hale geldi?
Sezaryen demek korku
demek bana kalırsa… Hamile kadını normal doğumdan korkutan etmenler ise
şöyle sıralanabilir:
Medya etkisi:
Düşünün. Şimdiye kadar hangi TV programında ya da filmde ya da hangi gazete
haberinde sakin bir doğum deneyimi izleme, okuma olanağınız oldu. Medya doğumu
çığlıklar, kanlar ve acılar içinde geçen bir olay olarak lanse edilip
abartılıyor. Medyanın yapısı gereği onun değeri olan kanlı olandır her zaman.
Çevre etkisi: Bizim
kültürümüzde nedense felaket telalığı ve şikayet etme insan iletişimini fena
halde etkisine almış durumda. Ben hamileyken sokaklarda rastladığım kadınlar
her nerelerden öğrendilerse normal doğumun tehlikelerini sayıp dökerlerdi…
Aslına bakarsanız sezaryen sırasında
meydana gelen komplikasyonların oranı normal doğum sırasında olabileceklerden
fazla. Bir tanesi bedenin doğal bir işlevi diğeri derinin ve rahminin kat
kat kesildiği bir ameliyat.
Doktor etkisi: Jinekoloji
bir bilim olarak “doğal olana müdahale etmeyi” kendi düsturu haline getirmiş
garip bir uzmanlık alanı. Batı tıbbında ‘Doktor’ eğitimi ve bakış açısı gereği “hasta olanı tedavi eden” insan.
Hamilelik ve doğum söz konusu olduğunda ortada bir ‘hasta
kişi’ ve de ‘hastalık’ mevzu bahis olmasa da durumu kontrol etme güdüsüyle
hareket ediliyor.
Sezaryen kadının
edilgen, doktorun ise etken olduğu bir aktivite! Kontrol dürtüsü gereği
doktor işi kadına bırakması gereken normal doğum yerine kendi kontrol
edebileceği “ameliyatı” seçiyor. Bunun yanı sıra normal doğuma ayrılması
gereken uzun saatler sezaryende söz konusu değil. Randevulu, başlangıç ve bitiş
saatleri belli olunca hem doktor hem de bir ‘karhane’ olan hastane bunu tercih ediyor ve hastaları buna göre
yönlendiriyorlar.
Bilgisizlik:
Kadınlar kendileri uzmanlarla görüşmeden, okumadan, bilgilenmeden kulaktan
dolma bilgilerle sezaryen ameliyatının normal doğumdan daha kolay olduğu
fikrine kapılıyorlar. Oysaki:
*Normal doğumda çocuk doğduktan sonra kalkıp evine
gidebiliyorsun. Sezaryen’de ameliyatlı bir insansın, koca bir yaran var. Az
buçuk yürüyebilmek için bile bir hafta
geçmesi gerekiyor. Ayrıca derideki
kesik iyileşse bile içerdeki kesiklerin ağrı sızılarının geçmesi 9-10 ayı
bulabiliyor.
* Normal doğumda sütün bebek doğduğu gibi geliyor çünkü
bebek doğru zamanda doğuyor. Planlı sezaryende vakti belirleyen vücut olmadığı
için sütün gelmesi ya da bebeğin emmeye
hazır olması ile ilgili sorunlar yaşanıyor.
* Normal doğum sırasında anne ve bebek bir takım hormonlar
salgılıyorlar. (oksitosin, prolaktin, endorfin gibi) Bu hormonlar doğumu
kolaylaştırdıkları gibi anne ve bebeğin birbirlerine bağlanmasını da sağlayan
hormonlar. Prof. Dr. Michel Odent’e göre bir bebeğin nasıl doğduğu onun “sevebilme kapasitesini” hayatı boyunca değişmeyecek
şekilde etkiliyor. Bu hormonlar aynı zamanda doğum sonrası depresyonuna
yakalanma riskini de bertaraf ediyorlar.
Bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ki benim boyumu
aşıyor. Doğum anne ile bebeğin, bebek ile dünyanın ilk karşılaşması… Nasıl bir
eve misafirliğe gittiğinizde kelle paça
içeri alınmanızla sıcak bir kucaklaşmayla karşılanmak aynı şey değilse
normal doğumla annenizin kucağına verilmek ya da sezaryenle hazır olmadığınız
bir anda tangır tungur çekilip alınmak aynı yeri tutmuyor…
Bunun değişebilmesi için Sağlık Bakanlığına çok iş düşüyor…
Hem doktorların hem de hamile kadınların doğum konusunda eğitilmeleri bunun
yanı sıra Avrupa ve Amerika’daki örnekleri gibi “anne dostu” hastanelerin teşvik edilmesi gerekiyor. Bir de
doktorlara “Neden sezaryen yaptın?” diye
hesap soracak bir yasa çıkarılabilir bana kalırsa…
1 yorum:
bugün tesadüfen gördüm blogunu ve okumaya başladım. konuşulması gereken çok doğru konulara değinmişsiniz, artık takipte olacağım.
sezaryen konsunda doktorlara yada hastanelere hesap sorma hakkında bir yasa olmalı gerçekten, kürtaj için bunu yapıyorlarsa sezaryan için de yapılmalı.
Yorum Gönder