Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

21 Ocak 2012 Cumartesi

Sezaryen Doğumdan Kolay Değil!


SGK verilerine göre 2010 yılında yapılan ülkemizdeki her iki doğumdan bir tanesi sezaryen ameliyatı yöntemiyle gerçekleşti… Büyük şehirler söz konusu olduğunda ise rakam çok daha korkutucu. İstanbul’un belli başlı özel hastanelerinde sezaryen oranları %80’in üzerinde… Peki bu nasıl bu hale geldi?

Sezaryen demek korku demek bana kalırsa… Hamile kadını normal doğumdan korkutan etmenler ise şöyle sıralanabilir:

Medya etkisi: Düşünün. Şimdiye kadar hangi TV programında ya da filmde ya da hangi gazete haberinde sakin bir doğum deneyimi izleme, okuma olanağınız oldu. Medya doğumu çığlıklar, kanlar ve acılar içinde geçen bir olay olarak lanse edilip abartılıyor. Medyanın yapısı gereği onun değeri olan kanlı olandır her zaman. 

Çevre etkisi: Bizim kültürümüzde nedense felaket telalığı ve şikayet etme insan iletişimini fena halde etkisine almış durumda. Ben hamileyken sokaklarda rastladığım kadınlar her nerelerden öğrendilerse normal doğumun tehlikelerini sayıp dökerlerdi… Aslına bakarsanız sezaryen sırasında meydana gelen komplikasyonların oranı normal doğum sırasında olabileceklerden fazla. Bir tanesi bedenin doğal bir işlevi diğeri derinin ve rahminin kat kat kesildiği bir ameliyat. 

Doktor etkisi: Jinekoloji bir bilim olarak “doğal olana müdahale etmeyi” kendi düsturu haline getirmiş garip bir uzmanlık alanı. Batı tıbbında ‘Doktor’ eğitimi ve bakış açısı gereği “hasta olanı tedavi eden” insan.
Hamilelik ve doğum söz konusu olduğunda ortada bir ‘hasta kişi’ ve de ‘hastalık’ mevzu bahis olmasa da durumu kontrol etme güdüsüyle hareket ediliyor. 

Sezaryen kadının edilgen, doktorun ise etken olduğu bir aktivite! Kontrol dürtüsü gereği doktor işi kadına bırakması gereken normal doğum yerine kendi kontrol edebileceği “ameliyatı” seçiyor. Bunun yanı sıra normal doğuma ayrılması gereken uzun saatler sezaryende söz konusu değil. Randevulu, başlangıç ve bitiş saatleri belli olunca hem doktor hem de bir ‘karhane’ olan hastane bunu tercih ediyor ve hastaları buna göre yönlendiriyorlar. 

Bilgisizlik: Kadınlar kendileri uzmanlarla görüşmeden, okumadan, bilgilenmeden kulaktan dolma bilgilerle sezaryen ameliyatının normal doğumdan daha kolay olduğu fikrine kapılıyorlar. Oysaki: 

*Normal doğumda çocuk doğduktan sonra kalkıp evine gidebiliyorsun. Sezaryen’de ameliyatlı bir insansın, koca bir yaran var. Az buçuk yürüyebilmek için bile bir hafta geçmesi gerekiyor.  Ayrıca derideki kesik iyileşse bile içerdeki kesiklerin ağrı sızılarının geçmesi 9-10 ayı bulabiliyor. 

* Normal doğumda sütün bebek doğduğu gibi geliyor çünkü bebek doğru zamanda doğuyor. Planlı sezaryende vakti belirleyen vücut olmadığı için sütün gelmesi ya da bebeğin emmeye hazır olması ile ilgili sorunlar yaşanıyor.

* Normal doğum sırasında anne ve bebek bir takım hormonlar salgılıyorlar. (oksitosin, prolaktin, endorfin gibi) Bu hormonlar doğumu kolaylaştırdıkları gibi anne ve bebeğin birbirlerine bağlanmasını da sağlayan hormonlar. Prof. Dr. Michel Odent’e göre bir bebeğin nasıl doğduğu onun “sevebilme kapasitesini” hayatı boyunca değişmeyecek şekilde etkiliyor. Bu hormonlar aynı zamanda doğum sonrası depresyonuna yakalanma riskini de bertaraf ediyorlar.

Bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ki benim boyumu aşıyor. Doğum anne ile bebeğin, bebek ile dünyanın ilk karşılaşması… Nasıl bir eve misafirliğe gittiğinizde kelle paça içeri alınmanızla sıcak bir kucaklaşmayla karşılanmak aynı şey değilse normal doğumla annenizin kucağına verilmek ya da sezaryenle hazır olmadığınız bir anda tangır tungur çekilip alınmak aynı yeri tutmuyor…

Bunun değişebilmesi için Sağlık Bakanlığına çok iş düşüyor… Hem doktorların hem de hamile kadınların doğum konusunda eğitilmeleri bunun yanı sıra Avrupa ve Amerika’daki örnekleri gibi “anne dostu” hastanelerin teşvik edilmesi gerekiyor. Bir de doktorlara “Neden sezaryen yaptın?” diye hesap soracak bir yasa çıkarılabilir bana kalırsa…



1 yorum:

henritte dedi ki...

bugün tesadüfen gördüm blogunu ve okumaya başladım. konuşulması gereken çok doğru konulara değinmişsiniz, artık takipte olacağım.
sezaryen konsunda doktorlara yada hastanelere hesap sorma hakkında bir yasa olmalı gerçekten, kürtaj için bunu yapıyorlarsa sezaryan için de yapılmalı.