-
- Homeopatinin mantığı nedir?
Bedenin manifestasyonu herkeste farklıdır. Kişinin birkaç
hastalığı da olsa tek bir hastalanma biçimi vardır. Mesela depresyonu da olan
bir hasta cilt sorunu yüzünden cilt doktoruna gider ama ona depresyonundan
bahsetmez. Homeopati organizmayı fiziksel, duygusal ve zihinsel bir bütün
olarak görür ve tüm hastalıklarını tek bir ilaçla tedavi eder. Nasıl
bilgisayarınız bozulduğu zaman programı baştan yüklersiniz; homeopatiyle insana
iyileşme bilgisi tekrar yüklenir. DNA parçaları bilgiyi taşırlar ve hastalık
dediğimiz şey o bilgi sisteminin bozulması demektir. Sistemi yeniden
kurabilirsek insanı iyileştirebiliriz.
- Homeopatinin plasebo olduğunu söyleyenler var…
Homeopati en çok bebeklerde ve hayvanlarda işe yarar.
Onların bu ilaçlar hakkında hiçbir fikri olmaması plasebo olmadığına dair
kanıttır. Homeopati yaşam gücüyle çalışır. Yaşam gücü ne kadar iyiyse o kadar
iyi sonuç alırız. Ayrıca tüm hastalıkların %20’si hiçbir müdahale olmadan zaten
iyileşir. Bu anlamda plasebo tartışmalı bir kavramdır.
- - Konvansiyonel tıptan farkını anlatır
mısınız?
Tıpta her semptom için ayrı ilaç kullanılır ve bunların amacı
semptomları ortadan kaldırmaktır. Oysaki semptomlar işe yarar şeylerdir;
bunları baskılayabilirsiniz ancak hastalık orada kalır… Ağrı kesici baş
ağrısını hissetmeyi engeller ama ona sebep olan beyin durumu ortadan kalkmaz. Akut
hastalıklar söz konusu olunca bu sorun değildir; akut hastalık gelir ve geçer
ancak kronik hastalıkta problemdir. Bu açıdan bakınca tıbbın tedavi edebildiği
bir kronik hastalık yok. Tansiyon hastaları,
seker hastaları, depresyon hastaları her gün ilaç kullanır. Semptomları gözükmez
ama hastalık yerinde durur.
-
- Kronik hastalıkları nasıl tedavi ediyorsunuz?
Homeopatiyle kronik hastalıklarda iyileşme oluşur. Tıbbi
ilacın ise uzun vadede tedavi edici bir anlamı yoktur. Doğada bizim tarzımızda
kronik hastalıklar yoktur. Bir hayvan hastalığını ya atlatır iyileşir, ya da ölür.
Hipertansiyon, diyabet, depresyon, obezite yoktur. Kronik hastalık sizi
öldürecek güçte olmayan ama yine de iyileşemediğiniz bir durumdur. Homeopatik
ilaç bu durumu zaman akut hastalığa dönüştürür ve semptomların içinden
geçersiniz. İyileşme ancak böyle mümkün olur.
**
Doktorun Görevi Şifa Vermektir
- -
Hastaysan doktora gir; doktor ilaç yazsın ve
iyileş diye bir anlayış var günümüzde. Homeopati de böyle mi yani?
Doktorun görevi hastaya ilaç vermek değil ona şifa
vermektir. Batı tıbbının son 50 yıldaki anlayışı aşırı derecede ilaç
kullanımıdır bunun faydası tartışılır. Söz konusu eğer kronik hastalıksa, bu o kişinin hayat tarzında değişmesi gereken bir
şeylerin olduğunun göstergesidir. Şu ana kadar yaptıkların senin işine
yaramıyor demektir. Homeopatik iyileşme hastanın aktif çabasını gerektirir.
Mesela strese duyarlı bir insan kendisini hasta eden ortamda yaşamaya devam ediyorsa
homeopatik ilaç onu 2 -3 ay iyileştirir, sonra yine hasta olur; ancak hayata
dair düzenlemeler yaparsa o zaman gerçekten iyileşebilir.
-
- Çalışma şeklinizi anlatır mısınız?
2 saatlik bir hasta görüşmesi sayesinde hastanın fiziksel,
zihinsel ve duygusal özelliklerini öğrenmeye çalışıyoruz. Herkesin midesinde ülser olabilir ama bunun oluşum süreci farklıdır.
Kiminin üzüldüğü zaman midesi ağrır; kiminin kızdığı, kiminin acı yediği zaman.
Hiç bir hastalık tek başına psikolojik ya da fizyolojik değildir; hepsinin
oluşturduğu bir yumak vardır. O yumağı görüp, buna göre ilaç verirsek
iyileştirici olur.
-
- Çocuklarda daha çok işe yaradığını söylediniz;
hiperaktiviteyi tedavi edebilir mi homeopati?
Hastalıkların gözle
görülebilir bir seyri vardır. Yeni doğanın cildi hassastır en ufak bir sorunda
ona kortizon verilerek semptomlar baskılanır, böylece daha derin bir semptom
oluşur. Bunu takiben astım görülür; ona da çözüm olarak kortizon verilir.
Bunların ardından hiperaktivite ve üniversiteye başlama yaşlarında depresyon
teşhisi konulur. Cilt, astım,
hiperaktivite ve depresyon merdivenin basamakları gibidir… Birini
baskılarsanız hastalık daha derine iner. Hatta toplumsal bir hastalık geçişi de
söz konusu; bir önceki kuşakta baskıladığınız semptomlar bir sonraki kuşakta da
tezahür edebilir.
-
- Senelerce depresyonda olan insanlar var, bunları
da iyi edebilir misiniz?
Nasıl ki ağrı kesici sizin bas ağrısını hissetmenizi
engelliyorsa antidepresanlar da duygusal
acıyı hissetmemenizi sağlar. Ama depresyon orada durur. Depresyon da bir
sinyaldir. Organizmadaki yaşam gücünün azaldığına dair bir sinyal. Batı tıbbı
ilaçları bu gücü daha da azaltır. Homeopatik tedaviden sonra hasta iyileşmeye
daha açık olur.
- Hastalıktan korunma amaçlı kullanılabilir mi
homeopati?
Kullanılmaz ve bu gerekli de değildir. Dünya Sağlık Örgütü
sağlığı fiziksel, duygusal ve toplumsal potansiyelini kullanabilme olarak
tanımlıyor. Eskisi gibi fiziksel bir eksiğinin olmaması durumundan çıktı sağlık
tanımı. Yani siz su şehirde işinize gitmek için günde 4 saat trafikte
kalıyorsanız, gününüz patrona küfrederek geçiyorsa bu sağlıklı değil. Günü
böyle gecen adam evine kızgın gidecek, orada huzursuzluk yaratacak vs… Bizim için kıskançlık da sağlıklı değil,
paragözlük de. Eğer insan gerçek anlamda hayatından memnunsa biz bir şey
yapmıyoruz, buna gerek yok.
- - Sağlık yasasına alternatif tedavilerle ilgili
bir tanım eklendi. Homeopati de bunlardan biri mi?
Avrupa’ya uyum çerçevesinde homeopati adı geçiyor ama ilaçların ruhsatlandırılması için bir
yönetmelik henüz yok. İlaçlar çok ucuz ve Türkiye’de bilinmiyor. İlaç
endüstrisi çok büyük karlarla çalışır homeopatide bu durum yok; bu yüzden
ruhsatlandırılması için talep yok. Oysaki ilaçların bizdeki gibi çok pahalı
olduğu Brezilya Hindistan gibi yerlerde çok yaygın. Türkiye
büyük ilaç şirketlerinin pek çok paralar kazandığı bir ülkedir.
**
Tıp Hiyerarşiktir
- - Doktorların homeopatiye ilgisi ne durumda?
Bizim
kurslarımıza katılan doktorlar var. Ama onlar için bu kadar uzun hasta
görüşmesi alışılmış değil. Günde en fazla 4-5 hasta görebilirsiniz bu da çok
para da kazandırmaz; bir çeşit kendini adama gerektirir. Bu tıp için pek alışıldık
bir durum değil. Tıp hiyerarşiktir.
Bir söz var: “Doktorlar,
çok iyi bildikleri ilaçları, söyle böyle bildikleri hastalıklar için, bunun hakkında
hiç bir şey bilmeyen insanlara yazan kişilerdir.” Hastanın bir önemi yoktur tıpta; onun karaciğer moleküllerini çok
iyi bilirsin ama hastayı tanımazsın. Bizde ise tam tersi bu açıdan psikologlar,
psikiyatristler için daha uygun; onlarda bir dinleme alışkanlığı var.
-
- Homeopati hangi hastalıklarda en iyi sonuç
veriyor?
Migren,
depresyon, astımda çok iyi sonuç alıyoruz. Tansiyon, şeker gibi hastalıklarda başlangıç
seviyesine yardımcı olabiliyoruz. Genetik hastalıklarda çok iyi sonuç alıyoruz.
Mesela kronik lösemiler hastaları için haftada iki kan transferini iki haftada
bire düşürürseniz yaşam kalitesinin artması demektir bu.

0 yorum:
Yorum Gönder