Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

24 Ocak 2012 Salı

Homeopati - Günnur Başar'la Söyleşi



 Tıbbın Tedavi Edebildiği Kronik Hastalık Yok

-          - Homeopatinin mantığı nedir?

Bedenin manifestasyonu herkeste farklıdır. Kişinin birkaç hastalığı da olsa tek bir hastalanma biçimi vardır. Mesela depresyonu da olan bir hasta cilt sorunu yüzünden cilt doktoruna gider ama ona depresyonundan bahsetmez. Homeopati organizmayı fiziksel, duygusal ve zihinsel bir bütün olarak görür ve tüm hastalıklarını tek bir ilaçla tedavi eder. Nasıl bilgisayarınız bozulduğu zaman programı baştan yüklersiniz; homeopatiyle insana iyileşme bilgisi tekrar yüklenir. DNA parçaları bilgiyi taşırlar ve hastalık dediğimiz şey o bilgi sisteminin bozulması demektir. Sistemi yeniden kurabilirsek insanı iyileştirebiliriz.

- Homeopatinin plasebo olduğunu söyleyenler var…

Homeopati en çok bebeklerde ve hayvanlarda işe yarar. Onların bu ilaçlar hakkında hiçbir fikri olmaması plasebo olmadığına dair kanıttır. Homeopati yaşam gücüyle çalışır. Yaşam gücü ne kadar iyiyse o kadar iyi sonuç alırız. Ayrıca tüm hastalıkların %20’si hiçbir müdahale olmadan zaten iyileşir. Bu anlamda plasebo tartışmalı bir kavramdır.

-          - Konvansiyonel tıptan farkını anlatır mısınız?

Tıpta her semptom için ayrı ilaç kullanılır ve bunların amacı semptomları ortadan kaldırmaktır. Oysaki semptomlar işe yarar şeylerdir; bunları baskılayabilirsiniz ancak hastalık orada kalır… Ağrı kesici baş ağrısını hissetmeyi engeller ama ona sebep olan beyin durumu ortadan kalkmaz. Akut hastalıklar söz konusu olunca bu sorun değildir; akut hastalık gelir ve geçer ancak kronik hastalıkta problemdir. Bu açıdan bakınca tıbbın tedavi edebildiği bir kronik hastalık yok. Tansiyon hastaları, seker hastaları, depresyon hastaları her gün ilaç kullanır. Semptomları gözükmez ama hastalık yerinde durur.

-          - Kronik hastalıkları nasıl tedavi ediyorsunuz?

Homeopatiyle kronik hastalıklarda iyileşme oluşur. Tıbbi ilacın ise uzun vadede tedavi edici bir anlamı yoktur. Doğada bizim tarzımızda kronik hastalıklar yoktur. Bir hayvan hastalığını ya atlatır iyileşir, ya da ölür. Hipertansiyon, diyabet, depresyon, obezite yoktur. Kronik hastalık sizi öldürecek güçte olmayan ama yine de iyileşemediğiniz bir durumdur. Homeopatik ilaç bu durumu zaman akut hastalığa dönüştürür ve semptomların içinden geçersiniz. İyileşme ancak böyle mümkün olur.

**
Doktorun Görevi Şifa Vermektir

-        -   Hastaysan doktora gir; doktor ilaç yazsın ve iyileş diye bir anlayış var günümüzde. Homeopati de böyle mi yani?

Doktorun görevi hastaya ilaç vermek değil ona şifa vermektir. Batı tıbbının son 50 yıldaki anlayışı aşırı derecede ilaç kullanımıdır bunun faydası tartışılır. Söz konusu eğer kronik hastalıksa, bu o kişinin hayat tarzında değişmesi gereken bir şeylerin olduğunun göstergesidir. Şu ana kadar yaptıkların senin işine yaramıyor demektir. Homeopatik iyileşme hastanın aktif çabasını gerektirir. Mesela strese duyarlı bir insan kendisini hasta eden ortamda yaşamaya devam ediyorsa homeopatik ilaç onu 2 -3 ay iyileştirir, sonra yine hasta olur; ancak hayata dair düzenlemeler yaparsa o zaman gerçekten iyileşebilir.

-          - Çalışma şeklinizi anlatır mısınız?

2 saatlik bir hasta görüşmesi sayesinde hastanın fiziksel, zihinsel ve duygusal özelliklerini öğrenmeye çalışıyoruz. Herkesin midesinde ülser olabilir ama bunun oluşum süreci farklıdır. Kiminin üzüldüğü zaman midesi ağrır; kiminin kızdığı, kiminin acı yediği zaman. Hiç bir hastalık tek başına psikolojik ya da fizyolojik değildir; hepsinin oluşturduğu bir yumak vardır. O yumağı görüp, buna göre ilaç verirsek iyileştirici olur.

-          - Çocuklarda daha çok işe yaradığını söylediniz; hiperaktiviteyi tedavi edebilir mi homeopati?

 Hastalıkların gözle görülebilir bir seyri vardır. Yeni doğanın cildi hassastır en ufak bir sorunda ona kortizon verilerek semptomlar baskılanır, böylece daha derin bir semptom oluşur. Bunu takiben astım görülür; ona da çözüm olarak kortizon verilir. Bunların ardından hiperaktivite ve üniversiteye başlama yaşlarında depresyon teşhisi konulur. Cilt, astım, hiperaktivite ve depresyon merdivenin basamakları gibidir… Birini baskılarsanız hastalık daha derine iner. Hatta toplumsal bir hastalık geçişi de söz konusu; bir önceki kuşakta baskıladığınız semptomlar bir sonraki kuşakta da tezahür edebilir.

-          - Senelerce depresyonda olan insanlar var, bunları da iyi edebilir misiniz?
Nasıl ki ağrı kesici sizin bas ağrısını hissetmenizi engelliyorsa antidepresanlar da duygusal acıyı hissetmemenizi sağlar. Ama depresyon orada durur. Depresyon da bir sinyaldir. Organizmadaki yaşam gücünün azaldığına dair bir sinyal. Batı tıbbı ilaçları bu gücü daha da azaltır. Homeopatik tedaviden sonra hasta iyileşmeye daha açık olur.

           - Hastalıktan korunma amaçlı kullanılabilir mi homeopati?

Kullanılmaz ve bu gerekli de değildir. Dünya Sağlık Örgütü sağlığı fiziksel, duygusal ve toplumsal potansiyelini kullanabilme olarak tanımlıyor. Eskisi gibi fiziksel bir eksiğinin olmaması durumundan çıktı sağlık tanımı. Yani siz su şehirde işinize gitmek için günde 4 saat trafikte kalıyorsanız, gününüz patrona küfrederek geçiyorsa bu sağlıklı değil. Günü böyle gecen adam evine kızgın gidecek, orada huzursuzluk yaratacak vs… Bizim için kıskançlık da sağlıklı değil, paragözlük de. Eğer insan gerçek anlamda hayatından memnunsa biz bir şey yapmıyoruz, buna gerek yok.

-          - Sağlık yasasına alternatif tedavilerle ilgili bir tanım eklendi. Homeopati de bunlardan biri mi?  

Avrupa’ya uyum çerçevesinde homeopati adı geçiyor ama ilaçların ruhsatlandırılması için bir yönetmelik henüz yok. İlaçlar çok ucuz ve Türkiye’de bilinmiyor. İlaç endüstrisi çok büyük karlarla çalışır homeopatide bu durum yok; bu yüzden ruhsatlandırılması için talep yok. Oysaki ilaçların bizdeki gibi çok pahalı olduğu Brezilya Hindistan gibi yerlerde çok yaygın.  Türkiye büyük ilaç şirketlerinin pek çok paralar kazandığı bir ülkedir. 

**
Tıp Hiyerarşiktir

-          - Doktorların homeopatiye ilgisi ne durumda?

Bizim kurslarımıza katılan doktorlar var. Ama onlar için bu kadar uzun hasta görüşmesi alışılmış değil. Günde en fazla 4-5 hasta görebilirsiniz bu da çok para da kazandırmaz; bir çeşit kendini adama gerektirir. Bu tıp için pek alışıldık bir durum değil. Tıp hiyerarşiktir.
Bir söz var: “Doktorlar, çok iyi bildikleri ilaçları, söyle böyle bildikleri hastalıklar için, bunun hakkında hiç bir şey bilmeyen insanlara yazan kişilerdir.” Hastanın bir önemi yoktur tıpta; onun karaciğer moleküllerini çok iyi bilirsin ama hastayı tanımazsın. Bizde ise tam tersi bu açıdan psikologlar, psikiyatristler için daha uygun; onlarda bir dinleme alışkanlığı var.
-          - Homeopati hangi hastalıklarda en iyi sonuç veriyor?
Migren, depresyon, astımda çok iyi sonuç alıyoruz. Tansiyon, şeker gibi hastalıklarda başlangıç seviyesine yardımcı olabiliyoruz. Genetik hastalıklarda çok iyi sonuç alıyoruz. Mesela kronik lösemiler hastaları için haftada iki kan transferini iki haftada bire düşürürseniz yaşam kalitesinin artması demektir bu.

0 yorum: